SALGIN VE KADIN

Prof. Deniz Kandiyoti: ‘Salgın, modern kadının yaşadığı illüzyonu yıktı geçti’.

Tüm dünyanın içinde bulunduğu salgın sürecinde biyolojik olarak erkek ölümleri daha fazla ama sosyal ve psikolojik olarak bakıldığında daha çok etkilenen grubun kadınlar olduğu görülüyor.

Hayat müşterek diyoruz ama özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelere bakıldığında kadının hem iş hem ev hayatında daha çok çalıştığını söylemek mümkün. Korona öncesi dönemde evdeki mesaisini bir şekilde parayla satın aldığı hizmetler ile hafifletebilen ‘modern kadın’ artık evde de tam mesaili bir şekilde çalışıyor.

‘Mesela evinizin temizliği için yardım mı alıyordunuz. Artık yok. Temizlikçi sizsiniz. Öğretmen mi yok. Öğretmen sizsiniz. Evde birisi mi hasta? Hasta bakıcı sizsiniz. Çocuğun arkadaşı mı yok? O arkadaş sizsiniz. Bakın, modern kadının işinin daha hafiflemesinin sebebi neydi? İcracılıktan koordinatörlüğe geçmesiydi. Evet, birçok şeyi aynı anda çok dikkatle planlamak zorundaydı, hangi öte beri alınacak ne gün ne pişecek, çocuk ne zaman nereye bırakılacak gibi.

Ama tüm bunları, hem piyasanın sunduğu hazır yemek servisleri gibi parayla faydalanılacak hizmetlerle, hem de bazı sosyal ilişkiler yoluyla temin edilebilecek hizmetlerle kendisine birtakım ferahlıklar açabiliyordu modern kadın. Elbette burada çocuklu olmak da çok fark ediyor. Günlük hayatın idamesine bir de çocuğun bakım yükünü üstleniyor, onun çevresini de koordine ediyor anne olan kadın’(Kandiyoti. D).

Modern kadın kendi çabasıyla günlük yaşam içerisinde bulup buluşturduğu tamponlar yardımıyla bir hayat sürüyor ve bu hayatın da partneriyle eşit iş bölümü içinde olduğunu sanıyordu.

Salgın hepimize çok fazla şey öğretti. Çocukların eğitimiyle ilgili süreçlerde, ev düzenini sağlama konusunda ve maddi manevi bir ailenin tüm ihtiyaçları ile ilgili ortak bakış açısıyla hareket edip hayatı paylaşmak bu kadar zor olmasa gerek.